Sonu aydinliga cikan karanlik bir kitap: Dekor Berlin sehridir. 1988 senesinde insanlik, 12 yasinda bir cocuk olan Zargana`nin hayatini elinden almistir. Bir nevi intikam hikayesi yaratir kendine. Elinde avucunda ne varsa bunun icin kullanir. Gecmisinde yasadigi hayatlari gercek aktorlere yasatir. Gercek insanlara gercek senaryolar yazip onlarla oyunlar oynar. Bunu da kimsenin hayir demeyecegi bir arac ile, parayla yaptirir insanlara Zargana. Gecmisindeki tum Zargana`lar ayni anda yasar bu sayede. O hepsini sadece izler. Biri escinsel bir ask yasarken, bir digeri universitede anarsist bir hareketin lideri olur, digerleriyse bir barin arka tarafindaki dikdortgen bir masada oturup sabahlara kadar Tanri`nin ve dinlerin varligini sorgular. Bu sirada Zargana hep bekliyordur. Bir sure sonra artik bu aktorler birer Zargana`ya donusmustur ve onlari kendi hallerine birakma zamani gelmistir. Zargana, tertemiz bir 3 Ekim gunu, bekledigine kavusur ve Berlin`i bir daha donmemek uzere terkeder.....
"Hayat, cinsel iliskiyle
bulasan olumcul bir hastaliktir"
Jacques Dutronc..................acilis cumlesi
“Polonyalılar sinirlidir. Çünkü her gördüğü parlak
nesneye koşan bir çocuk gibi dünya üzerindeki bütün siyasi rejimlere koşmuş,
hepsinden de büyük bir hayal kırıklığı ile dönmüşlerdir. Kızgınlıkları
kendilerinden çok komşularına karşıdır. Memnun olmazlar. Kolay heyecanlanırlar.
Çabuk teslim olurlar. Polonyalılar yarı komünist, yarı monarşist ve yarı
demokrattır. Polonyalılar yarı insandır. Tek istisna tabi ki Polonyalı
Yahudilerdir. Ama Yahudiler her yerde istisnadır. Böyle olması normaldir, çünkü
Yahudilik bir dinin değil, bir çocuk çetesinin adıdır” .............sf. 103
“- Bugun ne yapmak istersin? diye sordu Betty,
kahvalti yaptiklari masanin uzerinde duran portakal sularindan hangisinin
kendininki oldugunu dusunurken.
- Bilmem. Sen
ne istersen.
Zargana
ogreniyordu. Asik olunanla yapilan seyin hicbir degerinin olmadigini yaziyordu
zihnine silinmez bir murekkeple. Yapilan islerin, gidilen yerlerin sadece asik
olunanin disindaki insanlarla birlikteyken onemli oldugunu ogreniyordu. Cunku
kendi disindaki bir varliktan sirf nefes aliyor diye zevk alinabildigini
goruyordu ilk kez. Betty hicbir sey yapmasa bile, sadece icine oksijen cekerek
mutlu edebilirdi Zargana`yi. Bir de parklarda elele yurumeleri gerekmezdi.
Hatta birbirlerine dokunmalari bile gereksizdi. Sadece var olduklarini
gostermeleri yeterdi aski yasayabilmeleri icin. Ama Betty, Zargana`ya kiyasla
cok daha normal bir cocuktu.”.................sf. 186

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder